18 Ekim 2013 Cuma

KALPAZANKAYA DA ISTANBUL’DAN KEYİFLİ BIR KAÇIŞ ve ÖZEL BİR KUTLAMA!


Yazın başından beri bir türlü organize edemediğimiz KALPAZANKAYA’ya gitmek, Burcu Can’nın dogum gününe kısmetmiş. Geç oldu ama çok da keyifli oldu J Burcu Can’ımızın doğum günü için kalabalık bir ekip, Bostancı’da buluşup, motorla  Burgazada’ya yollandık. Kalpazankaya restaurant’ı Burgazada’nın arka tarafında kalıyor, bu nedenle motordan veya vapurdan inince, adanın ara tarafına geçmek için faytona biniyorsunuz. Kısa bir fayton sefası sonrasında, eşsiz gün batımını manzarası ile Kalpankaya restaurantasınız.
 
Ada havası için aksam üzerine dogru yola koyulmakta fayda var, biz Burcu Can’nın kuaför sevdası ile biraz geç kaldık J Gün batımından birkaç saat önce Kalpazankaya’da olup, gün batımını izlemek üzere plan yapmanızı tavsiye ederiz.

KALPAZANKAYA, temiz ada havasını alacağız, salaş ve çok keyifli bir balıkçı. Menüsündeki herşey ayrı ayrı lezzetliydi bizim için.
 
 





 

 
Ne yedik?
Levrek marin, deniz börülcesi, karides güveç, ahtapot, kalamar ızgara, haydari ile mezeye doyduk. Rakı da baş kahramanımızdı. Balık olarak ortaya koca bir levrek ızgara aldık, nedense kurtlar gibi balığa saldırıldığı için size balığın anca  kalan kısımlarını fotograflayabildim. Yemeğin başında “Balık mı yiycez” diye isyan eden Ömer, nedense balığı bir anda bitirmişti J!










Tatlı olarak sufle soyledik ama pek güzel degildi, biz dogum gunu kutlamamız için küçük pasta olarak kullanmayı tercih ettik.

Ulaşım:  Kalpazankaya aslında yelken yapanların favori mekanlarından, adaya yelkenli veya tekne ile ulaşabilirsiniz. Giderken Bostancı’dan Mavi Marmara ile yarım saatte bir kalkan motorlar ile adaya ulaştık. Adanın merkezinden fayton ile Kalpazankaya bölgesine geçmeniz gerekiyor.  Dönüşte biz farklı bir rota denedik ve  Deniz Taksi’yi aradık. Deniz Taksi 10 kişiye kadar alıyor veBostancı- Kalpazankaya seferi toplam 160 TL. Biz toplam 10 kişiydik ve Platinum kartında %50 indirimi ile kişibaşı 8 TL’ye adadan döndük. Bir dahaki gelişimizde yine Deniz Taksi’yi tercih eder ve daha erkenden yola çıkarız.



 

 

Nice güzel yaşlara Can Can'ım, tüm sevdiklerinde geçireceğin güzelliklerle dolu, mutlu, huzurlu, sağlıklı yaşların olsun. İyi ki varsın arkadaşım J Seni çok seviyorum ;)

Adres:  Burgazada Kalpazankaya Tel: 0216 381 1111

 

Yemek, müzik ve manzara ile doyacağız FRANKIE!

Sofa Hotel’in roofunda bulunan şık restaurant, hem menüsü hem de gecenin ilerleyen saatlerinde sahne alan orkestrası ile İstanbul’un en şık mekanlarından biri olmaya aday. Frankie’ye hafta içi bir Perşembe akşamı gittik, hafta içi olmasına rağmen mekan meraklıları ile doluydu.
 
Mekana yemek saatinden biraz önce gidip, açık terasında kokteyllerini yudumlayıp günün stresini atmanız tavsiye edilir. Sevgili şirketim ile bir kutlama yemeği için gittiğimiz için, menümüz önceden tasarlanmış. Bu arada etkinlğin sahibesi BeeEvents’i de takdir etmeden geçemeyeceğim, yemekte menü özenle seçilmiş ve tüm detaylar düşünülmüştü.
 





















Ne yedik?
Aperatiflerimiz; keş peynir sufle, ördek füme, Surf & Turt karides, sucuk ve nohut püre. Ardından sizin seçebileceğiniz kuzu küşleme veya levrek. Ben her ikisinden de tattım, her ikisi de çok özenle hazırlanmış ve inanılmaz lezzetliydi.

 
 

 

 
Tatlı olarak çikolata mus ve kutlamanın baş kahramanı OMO ULTRA likit pastamız J Siz siz olun OMO’nun yeni ULTRA likitide deneyin. Çok emek verdik çok J !
Mekanın fiyatları pahalı, 150 TL-250 TL arasında.Özel günler ve kutlamalar için tercih edebilirsiniz, tabii ki şirket yemeği ile gitmek en keyiflisi :)

Adres: Sofa Hotel Tesvikiye Caddesi 41-41/A K.8 Nisantasi
Tel: +90 212 230 66 66 begin_of_the_skype_highlighting

YEŞİLKÖY’ÜN BEYAZ MEYHANESİ ELEOS

Sonbaharın gelişiyle, açık havalarda yeme içmeye keyfine uzun bir süre ara vereceğiz. Biz,  2013 sezonunun kapanışını, bayramın ilk günü ELEOS Restaurant  Yesilköy’de yaptık. Ege lezzetlerini sunan, çok keyifli ve kaliteli bir mekan. ELEOS’un Yeşilköy ve Beyoğlu’nunda iki şubesi var, her iki restaurant için de önceden rezervasyon yaptırmanız gerekli. Menüsünde  Yunan ve Ermeni mutfagından farklı lezzetler, Ege mutfağının sağlıklı otları ile sunuluyor. Restaurant, beyaz mavi konseptiyle Yunanistan’ı anımsatan şık, kaliteli ve lezzetli bir balıkçı.  Yeşilköy’lülerin favori balıkçılarından, mekana Yeşilköy’lü yakın bir arkadaşımız Saadet’in dogum günü kutlaması için kalabalık bir grup olarak gittik.
 
 
 






















Ne yedik?
Mezelerinin hepsi çok lezzetliydi, önce mevsim salatanızı söylerek başlayabilirsiniz.
Mezeler: Patlıcan salatası, hellimli yaprak sarma, patlıcan kızartma, karides güveç,kalamar ızgara, kalamar dolma... ELEOS’a özel, ilk defa denedigim farklı bir tat da ahtapot buğulama, ahtapot’un her türlüsünü seven benim için yeni bir keşif, denemeniz tavsiye edilir J
Balık olarak ben tekiri tercih ettim, sebebi de tatlılara yer ayırmak için. Restaurant’ın meyve ve tatlı ikramı çok zengin. Bugüne kadar yediğim balıkçılar içinde en eli açık servis yapan balıkçılardan biri diyebilirim.
 
 
 
 
 
 

 
 
 

 

Tatlılar: İrmik tatlısı, Ceviz tatlısı (Kıbrıs’a özgü en sevdigim lezzetlerden biri İstanbul’da bulmak beni çok mutlu ediyorJ ), limonlu sorbe, mevsim meyvelerinden oluşan koskoca bir kase ve meyve likörü.

Yemegin en önemli tatlılarından biri de Sado’muzun dogum günü pastası  :)

Nice güzel yaşlara, güzel anne  ve biricik dostum Sadorella! Candycrush gibi çok keyifli, kolay kolay levelları atladığın, her level'ın birbirinden güzel olduğu çok çok mutlu yaşların olsun.  Seni çok seviyoruz  :) ( Nerden çıktı bu candy crush altıntısı derseniz, sevgili arkadaşımız Berrin, yaş muhabbetinden bahsederken, "Ne o sayı Candy Crush'daki level'ın mı" diye muhabbete atladı da, mevcut düğün telaşına ve sarışınlığına veriyor, gülümseyerek anıyoruz :) :)

Mezelere,  balığa hem de tatlıya doyacağız çok lezzetli bir balıkçı. Kış sezonuna girdiğimiz bu günlerde yazı anımsatan


 
 

 
 
Adres: Ümraniye Mahallesi, Yeşilbahçe sok. No. 9 Yeşilköy- İstanbul
Tel: 212-663 3911

 



 





 


3 Eylül 2013 Salı

Boğaz’a, balığa, lezzete, sohbete doyduğumuz Taç Balık!


Taç Balık; Boğaziçi’nin hemen kıyısında, Kanlıca’nın bol oksijenli yemyeşil  çevresi içinde, asırlık ıhlamur ve manolya ağaçlarının gölgesinde yer alıyor.
 
 



Pazar akşam üzeri gidip haftaya başlamadan önce temiz havayı içinize çekip balık ve rakı içebileceğiniz bir alternatif olarak Tac Balık’ı mutlaka denemelisiniz.

Biz de ekip olarak Amerika’da doğum yapacak arkadaşımız Selin’inin vedası için geçtiğimiz pazar akşamı Tac Balık’taydık.

Ne yedik?

Grup kalabalık olunca herşeyden ortaya söyleme şansımız oldu :) (yaşasıııııııın)



Soğuk meze olarak “patlıcan ezmesi” ve “yoğurtlu börülceyi” sıcak servis edilen “pastırmalı mısır ekmeği” ile yerken mest olduk.

 

Ara sıcak olarak “balık kokoreç”, “fırında deniz mahsülleri” (soya sosu ile hazırlanıyor), “ıspanaklı & karidesli çıtır mantı” (özellikle sarımsaklı yoğurtla tadı muhteşemdi) ve balık köftesi yedik.
 

Balık olarak daha önce geldiğimizde “sardalya” yemiştik
(aramızda kalsın alphan 4 kişi ortaya söylediğimiz sardalyayı bitirdikten sonra kendi için yeniden sipariş etmişti :))) ), bu sefer balığa pek yer kalmadı biz de...Hava da sıcak olunca ve mezelere fazla yüklenince doyduk ana yemek öncesi.
Bu durum kapanışı “dondurmalı hurma” ile yapmadığımız anlamına gelmiyor elbette, “dondurmalı hurma” çok enteresan bir tatlı, oldukça fresh ve lezzetli.

Bizim gibi ziyafet çekmek isterseniz (yani yemek olayını abartıp menüdeki herşeyden deneyelim derseniz) kişi başı 100-120 TL ödersiniz Tac Balık’ta J
Adres: Kanlıca Cad. No: 13 Çubuklu İstanbul Kanlıca
Telefon: (0-216) 322 43 10



6 Ağustos 2013 Salı

MYKONOS


Bu yazın en güzel programı Mykonos’da geçirdiğim 5 günlük tatil oldu:)...

Komşumuz Yunanistan’nın parti ve jetset adası olarak bilinen Mykonos; hem eğlenceli hem dinlenmeli, kaliteli ve huzurlu bir tatilin adresi. Eğer siz de Çeşme ve Bodrum’dan artık sıkıldıysanız, Mykonos’un mutlaka tavsiye ederim.

Mykonos, Yunanistan adaların içerisinde “island of the wind” olarak adlandırıyor, ada gerçekten de bizim kaldığımız Temmuz ortası boyunca sürekli ruzgarlıydı. Güneşin altında sıcaklık  30 derece’yi aşsa da rüzgardan sıcağı hissetmiyorsunuz. Eğer rüzgardan pek hoşlanmıyorsanız, rüzgarın dindiği Eylül ayı sizin için daha uygun olabilir.

Mykonos’a nasıl ulaştık?

Mykonos’a havayolu ile ulaşmak mümkün, adada küçücük toprak bir havalimanı var. Ama sezonda biletler çok pahalı olduğu için biz  önce Pegusus ile Atina’ya uçtuk. Yunanistan deniz ulaşımında ileri bir ülke olduğu için Yunan adaları arasında jet deniz otobüsü ve gemi seferleri ile adaları arasında seyahat edebilirsiniz.

 
Atina’dan adalara ulaşmak için, havalimanından sonra Atina’daki Pire veya Rafina limanlarına ulaşmanız gerekiyor. Biz havalimanına daha yakın oldugu için ve daha uygun seferler bulduğu için Rafina limanına geçtik. Havalimanından yaklaşık yarım saatte otobüs ile Rafina limanına ulaşabiliyorsunuz, saat başı otobüs var. Atina’dan Mykonos’a ulaşmak için gemi veya deniz otobüsü olarak iki opsiyonunuz var. Super jet deniz otobüsü yaklaşık 2,5 saat sürüyor ve adalara direk geçiyor, bilet 56 Euro idi. Gemi ile geçmek isterseniz de diğer adalara da uğruyan bir gemi ile yaklaşık 5 saat sürüyor, direk Mykonos- Rafina seferi  aslında 3 saat ancak gemi başka adalara da uğradığı için seferin süresi uzuyor.  ( Mykonos’un komşu adaları Paros, Syros, Tinos, Naxos) Gemi biletlerinin, fiyatı yarı yarıya daha uygun, 26 Euro’ya gemi ile ulaşabilirsiniz. Biletleri  www.greekferries.gr’den araştırabilirsiniz


                                                                                                                                                          
Nerede kaldık? 
Mykonos’un merkezi  “Chora Mykonos” a çok yakın, Alexandros apart’ta konakladık.  http://alexandrosmykonos.com/ Apartımız ilk başta konfordan uzak, standart bir apart idi ancak sahibi olan Alexandros ve ailesi o kadar cana yakın ve misafirperver bir aileydi ki, aparttan ayrılırken, kendimiz büyük amcamın ya da teyzemin yazlığınan ayrılıyormuş gibi buruk hissettim...Apartı işleten aile, önce bizi limandan gelip aldı, ardında apartta varır varmaz, lobide (aynı zamanda evlerinin salonu) misafir edip, Mykonos’da ile gidilip görülmesi gereken plajlar,  tavernalar, gece clubleri, barla ile ilgili 1 saatlik  bir oryantasyona tabii tuttular. Ailenin  2 oğulları genç jenerasyon ve bize Yunanlıların gittiği lokal gece klüpler, güzel restaurantları tavsiye etti. Alexandros ve oğulları sayesinde Mykonos’da turist gibi değil yerlisi gibi en güzel yerlerini gezdik.

Alexandros ve ailesi o kadar cana yakındı ki bundan sonraki Mykonos seyahatlerimizde vazgeçilmez konaklama adresimiz Alexandros. “Hope to see you soon Alexandros” J


Hangi plajlara gittik?

Mykonos’a gitmeyi planlıyorsanız, adanının etrafındaki ana plajları görmek ve doya doya adayı keşfetmek için 5-6 günlük bir tatil ayarlamanızı tavsiye ederim. Aynı zamanda araba da kiralayarak, adanın farklı bölgelerindeki plajlara gidebilirsiniz. Araba, ATV veya motorsiklet kiralamak, plajdaki hayatınızı kolaylaştırmak için gerekli.

1-      Super Paradise Beach Club: Çılgın beach partileri ile eğlenceli bir plaj J.. Eğer 5’ten sonra başlayan beach partilere katılmak istemezseniz, şezlongunuzda takılmaya devam edebilirsiniz. Denizi de gayet güzel.

2-      Panormos: Çok turistin olmadığı Yunanlıların daha çok gittiği şık ve yetişkin plaj diyebilirim.  Hafta sonu gitmeden önce rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim. Biz gittiğimizde yer kalmamıştı.

3-      Adva: Panormos’un yanında yer alan yetişkin beach. En sevdiğim beach J Lounge müzikler çalan daha cool ve sakin beach club. Buna da hafta sonu gitmeden önce rezervasyon yaptırmanız önerilir.

4-      Psarou: Jet-set beachlerden biri, meşhur Namos’un yanında yer alıyor. Namos ve Psarou bölgesinin bu kadar jet-set olmasının sebebi yatların uğrak yeri olması. Namos beach’de çok da özel görülecek birşey yok açıkçası, bir kahvenin 25 euro ödemeniz haricinde J Psarou beach’e gidebilirsiniz,  Namos’un hemen yanında yer alıyor ve fiyatları daha uygun.

5-      Agrari Beach: Adanın etrafındaki tüm plajların denizi çok güzel ama Agrari için en temiz ve berrak denizdi diyebilirim. Sakin bir beach.

6-      Kalafakis Beach: Yunanlıların gittiği lokal ve sakin bir beach, son gün arabasız olduğumuz için otobüs ile bu beach’e gittik. Denizi yine muhteşemdi :)













Nerelerde yedik?

Nikos Taverna:

Yunanistan’da olup, Taverna’ya gitmemek olmaz. İlk günü, minik bir doğum günü kutlaması ile Nikos Taverna’da açtık. Taverna, Mykonos  Little Venice’in içinde. 

Neler yedik; starter olarak “Calamari with Cheese”, Greek Salad, “Pruchetta with Cheese”. Ana yemek olarak, ıspanaklı kalamar ızgara muhteşemdi mutlaka deneyin. “Risotta with shrimp” ve “Lamb Souraki” tüm yemeklerimiz çok lezzetliydi.





Maereio Taverna:

Bu favori adresimizdi, 2 gece burada yedik, mezeleri çok lezzetli. Tavsiyem yiyebildiniz kadar meze ile yemeğinizi tamamlamak, ana yemeğe bizim genellikle yerimiz kalmadı.

Neleri mutlaka denemelisiniz; “Tzatziki” daha yoğun ve katı kıvamlı Yunanlıların cacığı, “Saganaki”kızarmış peynir, “Falafel balls” mücver, “Taramosalata fish roe salad” ve vazgeçilmezim“Greek Salad” tüm yemekleri çok lezzetli, ilk akşamlarınızdan birinde gitmenizi tavsiye ederim.








Nelerde eğlendik?

İlk gece, Mykonos Town’da “Astra” ve “Aiyan” gece kulüplerine gittik. Her iki klüpte daha cool ve lounge tarzında, daha çok lokallerin ve Türklerin gittiğin kulüpler.














İkince gecemizde, little Venice’in içinde gece klüplerini gezdik. Capari , deniz kenarında güzel bir clublardan biri. Biz bir gece 4-5 bara girip çıktık. Cumartesi gecesi olduğu için eğlence çılgındıJ

Kızkıza eğleniyorsanız Scandinavian’a ugramayın..bize öyle tavsiye edildi, önünden geçmedikJ

Elektronik müzik seviyorsanız, Mykonos’un ünlü beach gece klüpleri Cavo Paradiso, Tropicana, Paradise Club tam size göre.  Dünyanın ünlü DJ performanslarını Mykonos’da dinleme şansınız var; bizim gittiğimiz dönemde Roger Sanchez, Axwell, Martin Solveig gibi ünlü DJ’lerin performansı vardı. Biz de Cavo Paradiso’da Nina Kraviz performansına katıldık.

Gece clublerine gitmeden önce “Scarpa” da kokteyllerini yudumlayın.




Son gece yine Yunanlı arkadaşlarımız ile keşfettimiz en güzel mekanları açıklıyorum!

“Rock n Roll” ve “Voodoo” bu iki  kulübe ilk gecelerinizde mutlaka uğrayın. Önce bahçesinde kokteyllerinizi yudumluyorsunuz, ardından 1’den sonra içeriye gece kulübe giriyorsunuz. Yunanlıların daha çok takıldığı, güzel  gece külupleri. Ardında da Yunan müziğ çalan hemen ilersindeki “ Agyra”ya uğrayın. Burda da sabahın ilk ışıklarına kadar Yunan müzikleri ile eğlenebilirsiniz :)

  
 


Ünlü Yunanlı müzisyen Dalaras’ın ünlü bir şarkısı var.

I am a Turk and you are a Greek, you have Christ, I have Allah but both you and I have sighs and tears

With a little love and wine, I get drunk and you get drunk too

Have a drink now from my cup, my dear aderfos*, my dear kardasi*

We all say  Ah and Vah! (  peki neden ikimizin hali ah ile vah içinde?)

Tarih ve politika bizi düşman  yapsa da Yunanlılar bize en çok benzeyen komşumuz ...Mykonos, kendinizi gerçekten de komşunuzda ya da akrabanızda hissedeceğiz keyifli ve kaliteli tatil adresi :)